Epilepsi ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öztürk, epilepsi hastaları açısından tarihi bir dönüm noktasına dikkat çekerek, 28 Mart’ın “Epilepsililerin Miladi Günü” olarak tarihe geçtiğini açıkladı.
Türkiye’de yaklaşık 950 bin epilepsi hastasının bulunduğunu belirten Öztürk, ailelerle birlikte bu sayının 4 milyona yaklaştığını ifade ederek, epilepsinin yalnızca tıbbi değil aynı zamanda ciddi bir sosyal sorun olduğuna dikkat çekti. Toplumda hâlâ yanlış anlaşılan ve çoğu zaman gizlenen bir hastalık olarak epilepsinin, bireylerin eğitimden istihdama kadar birçok alanda sorun yaşamasına neden olduğunu vurguladı.
25 Yıllık Mücadelede Yeni Dönem
Epilepsi ve Yaşam Derneği’nin yaklaşık 25 yıllık çalışmalarına değinen Öztürk, bu süreçte ülke genelinde 1000’in üzerinde seminer ve 300’den fazla sosyal ve bilimsel etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi. Uluslararası alanda ise International Bureau for Epilepsy (IBE) Türkiye olarak düzenli raporlamalarla önemli bir görev üstlendiklerini belirtti.
Bugüne kadar tüm çalışmaların sınırlı imkânlarla yürütüldüğünü ifade eden Öztürk, “Sivil toplum olarak ne kadar çaba göstersek de bilimsel kurumlar ve devlet desteği olmadan kalıcı sonuç almak mümkün olmuyordu. 28 Mart itibarıyla bu tablo değişti” dedi.
IGAP Projesi Türkiye’de Başladı
Dünya genelinde epilepsiye yönelik damgalama ve dışlanmanın önüne geçmek amacıyla Dünya Sağlık Örgütü öncülüğünde başlatılan IGAP (Epilepsi ve Diğer Nörolojik Hastalıklar Küresel Eylem Planı) kapsamında Türkiye’de de önemli bir adım atıldı.
Öztürk, bu süreçte International League Against Epilepsy ve IBE iş birliğiyle yürütülen çalışmaların Türkiye ayağının resmen başladığını belirterek, İstanbul’da gerçekleştirilen çalıştayın bu anlamda bir ilk olduğunu vurguladı.
Çalıştaya; Sağlık, Aile ve Sosyal Hizmetler, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarından temsilcilerin katıldığını ifade eden Öztürk, uluslararası isimlerin de sürece destek verdiğini söyledi.
Artık Yalnız Değiliz”
Yıllardır dile getirilen sorunların ilk kez bu ölçekte devlet ve bilimsel kurumlar tarafından dinlendiğini kaydeden Öztürk, “Artık elimizde dosyalarla kapı kapı dolaşmak yerine, çözümün paydaşlarıyla aynı masadayız. Bu bizim için bir dönüm noktası” diye konuştu.
Epilepsi hastalarının Türkiye’de intihar oranlarında ilk sıralarda yer aldığını, işsizlikte ise diğer engel gruplarına göre çok daha dezavantajlı durumda bulunduğunu belirten Öztürk, en büyük sorunun ise toplumsal önyargılar olduğunu ifade etti.
Hedef: Toplumsal Dönüşüm
28 Mart’ın yalnızca bir tarih değil, bir başlangıç olduğunun altını çizen Öztürk, şu ifadeleri kullandı:
“Artık epilepsililerin saklanmak zorunda kalmadığı, eğitimden kopmadığı, iş hayatında yer bulabildiği bir süreci başlatıyoruz. İntiharla anılan değil, hayata tutunan bireyler görmek istiyoruz. Bu bir farkındalık değil, bir dönüşüm hareketidir.
Yorumlar
Kalan Karakter: