Ramazan ayı bazı şehirlerde yaşanır, bazı şehirlerde ise hissedilir. Erzurum’da ise Ramazan, sadece takvimde bir ay değil; sokaklara sinen bir sükûnet, medreselerin taş duvarlarında yankılanan bir söz, bir sahnede ışığa karışan hikâyedir.
Bu yıl Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından “Ramazan Neşesi” temasıyla hazırlanan etkinlik takvimi, şehrin kadim ruhunu sanatla, ilimle ve musikiyle buluşturuyor. Program, Ramazan’ı yalnızca iftar sofralarına değil; kalplere de kurulan bir sofra hâline getiriyor.
Taş Duvarlar Arasında Yankılanan Sözler
Şehrin kalbinde yükselen Yakutiye Medresesi, Ramazan gecelerinde kelimelerin ve düşüncenin mekânı oluyor. Söyleşilerde zihin açılıyor, taş duvarlar arasında yankılanan cümleler insanın iç dünyasına dokunuyor. Burada Ramazan, bazen bir cümlede başlıyor; insan kendine bir soru sorarken derinleşiyor.
Akşam olunca yol, İbrahim Erkal Dadaş Kültür Merkezi’ne düşüyor. Dinletilerde notalar kalbe dokunuyor; ilahiler göğe yükselen bir nefes gibi şehrin üzerine yayılıyor. Bazen bir ezgi, günün yorgunluğunu alıp yerine dinginlik bırakıyor.
Sahnenin Işığında Kendine Bakmak
Ramazan geceleri yalnızca dinlemekle geçmiyor. Tiyatro gösterileri, insanın kendine dönmesini sağlıyor; vicdan, sahnede konuşuyor. Hikâyeler tanıdık geliyor; çünkü anlatılanlar, bir yanıyla hepimizin hikâyesi.
Ramazan Neşesi: Bir Takvimden Fazlası
“Ramazan Neşesi” bu yıl Erzurum’da bir etkinlik takviminden öte anlam taşıyor. Düşünce, sanat, ilim ve musiki aynı sofrada buluşuyor. Takvimi kaydırıp gönlüne dokunan günü seçmek, bir akşamını taş duvarların arasında geçirmek; Ramazan’ı gerçekten yaşamak demek.
Erzurum’da bu ay yalnızca iftar sofraları kurulmaz; kalpler de kurulur. Şehr-i Ramazan burada yaşanır.
Ve bazı geceler… gerçekten unutulmaz olur.
Yorumlar
Kalan Karakter: