ŞEHRİ SÖZ- Sercan Çetin- Son yıllarda Türkiye’de en çok konuşulan konulardan biri hiç şüphesiz gıda fiyatları. Vatandaşın mutfak harcamaları artarken, yerel yönetimlerin bu tablo karşısında nasıl bir çözüm üreteceği de kamuoyunda sıkça tartışılıyor. Erzurum’da ise bu tartışmanın merkezinde dikkat çeken bir uygulama var: Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen halk pazarları.
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yerel Gündemi adlı platformda katıldığı programda bu modelin nasıl ortaya çıktığını, nasıl yürütüldüğünü ve Türkiye’de neden dikkat çektiğini ayrıntılarıyla anlattı.
Aslında mesele bir ihtiyaçtan doğmuş görünüyor. Şehirde su faturası ve ulaşım gibi hizmetlerde yapılan düzenlemelerin ardından, vatandaşın en büyük gider kalemlerinden biri olan gıda konusunda da adım atılması gerektiği düşünülmüş. Başkan Sekmen’in anlatımına göre halk pazarlarının temel amacı, belediyenin kazanç elde etmesi değil; vatandaşın daha uygun fiyatla kaliteli ürüne ulaşabilmesi.
Bugün Erzurum’un farklı noktalarında hizmet veren 13 halk pazarı, kısa sürede şehirde önemli bir alternatif haline gelmiş durumda. Özellikle bazı ürünlerde piyasa fiyatlarıyla karşılaştırıldığında ciddi farkların oluşması dikkat çekiyor. Örneğin halk ekmek 9 liradan satışa sunulurken, bir kilo kıymanın yaklaşık 599 lira seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Bu fiyatların piyasaya göre daha düşük olması ise vatandaşın ilgisini artırmış durumda.
Halk pazarlarının bir başka etkisi de piyasa üzerindeki dengeleyici rolü. Başkan Sekmen’in verdiği bilgilere göre bu fiyatları gören bazı marketler de kendi fiyatlarını aşağı çekmek durumunda kalmış. Bu yönüyle bakıldığında uygulama yalnızca bir satış noktası değil, aynı zamanda piyasayı dengeleyen bir mekanizma olarak da değerlendiriliyor.
Uygulamanın dikkat çeken bir başka boyutu ise istihdam tarafı. Halk pazarları bünyesinde yaklaşık 330 kişinin çalıştığı belirtiliyor. Belediyenin bu çalışanlara piyasanın üzerinde maaş verdiği ifade edilirken, sistemin sosyal yönü de öne çıkıyor.
Şimdilik ürünlerin büyük bölümü hal üzerinden temin ediliyor. Ancak hedef daha farklı. Belediye yönetimi önümüzdeki süreçte ürünleri doğrudan üreticiden alıp tüketiciye ulaştırmayı planlıyor. Böyle bir model hayata geçtiğinde aradaki maliyetlerin azalacağı ve fiyatların daha da düşeceği öngörülüyor. Başkan Sekmen’e göre doğru planlama ve disiplinli bir çalışma ile gıda ürünlerinde yüzde 15 ila 20 arasında daha ucuz fiyatlar sunmak mümkün.
Erzurum’daki bu modelin dikkat çekmesinin bir başka nedeni de şehir dışından gelen talepler. Programda verilen bilgilere göre Van, Çanakkale, Kayseri ve İstanbul başta olmak üzere birçok şehirden halk pazarı modelinin nasıl uygulandığına dair bilgi talebi gelmiş durumda. Bu da Erzurum’da başlayan uygulamanın başka şehirlerde de örnek alınabilecek bir yerel yönetim pratiğine dönüşebileceğini gösteriyor.
Özetle Erzurum’da hayata geçirilen halk pazarı uygulaması yalnızca bir belediye projesi olmanın ötesinde, gıda fiyatlarının konuşulduğu bir dönemde yerel yönetimlerin nasıl alternatif modeller geliştirebileceğini gösteren dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor.
Bugün şehirde vatandaşın alışveriş alışkanlıklarını etkileyen bu model, yarın belki de Türkiye’nin farklı şehirlerinde uygulanacak yeni bir yerel yönetim yaklaşımının kapısını aralayabilir.
Ve belki de bu hikâyenin en önemli cümlesi şu:
“Kazanan belediye değil, kazanan halk olsun.”
Yorumlar
Kalan Karakter: