Uzman Psikolog Reyhan Sümbül Durmuş, kadın girişimcilerin iş ve özel yaşamda taşıdığı görünmez psikolojik yükün, uzun vadede hem ruhsal hem de bedensel sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.
Kadın girişimcilerin iş hayatında başarıya ulaşmak için erkeklere kıyasla daha fazla çaba sarf ettiğini belirten Durmuş, bu yorgunluğun yalnızca iş yükünden kaynaklanmadığını vurguladı. Asıl yükün, işin etrafına eklenen ve çoğu zaman dile getirilmeyen beklentilerden oluştuğunu ifade eden Durmuş, “Kadın girişimci yalnızca iyi bir yönetici olmakla yetinmiyor; aynı anda estetikten sorumlu oluyor, ekip içindeki duygusal iklimi düzenliyor, insani ilişkileri dengeliyor ve detayları kaçırmamaya çalışıyor” dedi. İş günü sona erdiğinde ise sorumlulukların bitmediğine dikkat çeken Durmuş, kadın girişimcilerin eve döndüklerinde de iyi bir eş, iyi bir anne, düzenli bir evin sürdürücüsü ve sosyal hayatın dengeleyicisi rolünü üstlenmeye devam ettiğini belirtti. Buradaki temel sorunun çok çalışmak olmadığını vurgulayan Durmuş, “Mesele, aynı anda her alanda kusursuz olmaya çalışma hâlidir” ifadelerini kullandı.
Mükemmeliyetçilik eve taşınıyor
İş hayatında başarı getiren mükemmeliyetçiliğin fark edilmeden ev yaşamına da taşındığını söyleyen Uzman Psikolog Reyhan Sümbül Durmuş, iş yerinde işe yarayan kontrol, planlama ve düzenleme ihtiyacının evde eşe, çocuklara ve ilişkilere yöneldiğini dile getirdi. Kadının iyi niyetle her şey yolunda olsun isterken farkında olmadan yöneten ve kontrol eden bir role büründüğünü belirten Durmuş, zamanla evin dinlenilen bir alan olmaktan çıktığını ifade etti.
Bu noktada önemli bir ayrıntıya dikkat çeken Durmuş, “Evdeki huzursuzluğun kaynağı sevgisizlik değil, sürekli kontrol altında tutulan bir düzendir” dedi.
“Huzur azaldıkça işe kaçış artıyor”
Ev yaşamında huzurun azalmasıyla birlikte iş hayatının daha güvenli bir alan haline geldiğini belirten Durmuş, işin ölçülebilir başarılar, takdir ve kontrol hissi sunduğunu söyledi. Bu nedenle birçok kadın girişimcinin duygusal olarak zorlandığı dönemlerde kendini daha fazla işine verdiğini ifade eden Durmuş, “Ancak bu durum bir çözüm değil, geçici bir kaçıştır” diye konuştu. Yıllar içinde bastırılan yorgunluğun farklı biçimlerde ortaya çıktığını aktaran Durmuş; ruhsal çöküntüler, uykusuzluk, kronik yorgunluk, mide-bağırsak sorunları, baş ağrıları, kas gerginlikleri ve odaklanma problemlerinin bu sürecin yaygın belirtileri olduğunu kaydetti. Psikolojide bu tablonun psikosomatik yük olarak tanımlandığını belirten Durmuş, “Zihnin taşıyamadığını beden üstlenir” dedi.
En çok ihmal edilen: kadının kendisi
Bu yoğun tempo içerisinde kadın girişimcilerin en çok kendilerini ihmal ettiğini vurgulayan Uzman Psikolog Reyhan Sümbül Durmuş, kendine zaman ayırmanın ertelendiğini, dinlenmenin lüks gibi algılandığını ve durmanın suçluluk hissi yarattığını söyledi. Durmuş, “Mükemmel bir gelecek için sürdürülen bu tempo, yıllar sonra kadını psikolojik olarak yıpranmış bir noktaya taşıyabilir” uyarısında bulundu.
“Denge bilinçle kuruluyor”
İş ve özel yaşam dengesinin kendiliğinden oluşmadığını vurgulayan Durmuş, bu dengenin bilinçli olarak inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. İşte işe yarayan kontrol mekanizmalarının evde aynı sonucu vermediğini belirten Durmuş, “Evde liderlik değil, temas ve paylaşım alanı açmak gerekir” dedi.
“Kendine ayrılan zaman bir temel ihtiyaç“
Kendine ayrılan zamanın bir ödül değil temel bir ihtiyaç olarak görülmesi gerektiğini kaydeden Durmuş, mükemmel olmak yerine “yeterince iyi olmayı öğrenmenin” psikolojik sürdürülebilirliğin temeli olduğunu söyledi.
Kadın girişimcilerin çoğu zaman işte güçlü kalabilmek için kendilerinden vazgeçtiklerini geç fark ettiğini belirten Durmuş, “Psikolojik yük taşındıkça hafiflemez; fark edilmedikçe derinleşir” dedi. İş hayatında başarıyı mümkün kılan mükemmeliyetçiliğin ev yaşamında aynı işlevi görmediğini ifade eden Durmuş, bu ayrımı yapabilen kadınların uzun vadede ayakta kalabildiğini vurguladı.Son olarak gerçek dengenin tanımını yapan Durmuş, “Gerçek denge, her şeyi aynı titizlikle yönetmek değil; hangi alanda nasıl var olunacağını ayırt edebilme becerisidir” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: