Ramazan ayı; sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değil, aynı zamanda kalbin yavaşladığı, ruhun derinleştiği ve insanın kendini yeniden hatırladığı özel bir dönem. Bu ayda yapılan seyahatler de bambaşka bir anlam kazanıyor. Mahyalarla süslenen camiler, iftar sofralarının bereketi, teravih namazlarının huzuru ve asırlık geleneklerle iç içe geçen sokaklar…
Türkiye’nin dört bir yanında Ramazan ruhunu doyasıya yaşayabileceğiniz eşsiz şehirler var. İşte Ramazan ayında maneviyatı ve kültürel mirası birlikte deneyimleyebileceğiniz en özel rotalar:
Asırlar boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul, Ramazan ayında bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Mahyalarla süslenen minareler, iftar saatinde dolup taşan meydanlar ve geceleri ayrı güzelleşen tarihi yarımada, şehri adeta bir açık hava maneviyat sahnesine dönüştürüyor.
Sultanahmet Meydanı, Sultanahmet Camii, Eyüp Sultan Camii, Süleymaniye Camii ve Yeni Camii Ramazan’da mutlaka görülmesi gereken duraklar arasında. Akşamları kurulan iftar sofraları, Hacivat-Karagöz gösterileri ve tasavvuf musikisi dinletileri de İstanbul gecelerine ayrı bir ruh katıyor.
Tasavvufun kalbi olarak anılan Konya, Ramazan ayında daha da derin bir atmosfere bürünüyor. Şehre adım attığınız anda sizi saran dinginlik, Ramazan ruhuyla birleşince unutulmaz bir deneyime dönüşüyor.
Mevlâna Türbesi ve Mevlâna Müzesi, Ramazan boyunca en çok ziyaret edilen durakların başında geliyor. Şems-i Tebrizi Türbesi ve Selçuklu mirasını yansıtan medreseler, Konya’nın manevi kimliğini daha yakından tanımanızı sağlıyor. İftar sonrası sakin sokaklarda yapılan yürüyüşler ise bu yolculuğun en huzurlu anları oluyor.
Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa, Ramazan ayında tarih ve lezzetin iç içe geçtiği bir rota sunuyor. Şehrin manevi atmosferi, iftar sofralarının bereketiyle birleşiyor.
Ulu Camii, Emir Sultan Külliyesi ve Muradiye Külliyesi Ramazan’da mutlaka ziyaret edilmesi gereken duraklar arasında. İftar sofralarında sunulan İskender kebabı, pideli köfte ve kestane şekeri ise Bursa ziyaretini gastronomik bir şölene dönüştürüyor.
“Peygamberler şehri” olarak anılan Şanlıurfa, Ramazan ayında maneviyatı en yoğun hissedebileceğiniz şehirlerden biri. Balıklıgöl çevresinde iftar vakti oluşan kalabalık ve dua atmosferi, şehri adeta yaşayan bir ibadet alanına dönüştürüyor.
Balıklıgöl ve çevresindeki camiler, Ramazan’da Urfa’nın kalbinin attığı yerler. Ayrıca Göbeklitepe ve Harran evleri, şehrin kültürel derinliğini keşfetmek isteyenler için eşsiz duraklar sunuyor. Urfa mutfağının zengin iftar sofraları da bu yolculuğu unutulmaz kılıyor.
Osmanlı’nın Avrupa’ya açılan kapısı olan Edirne, Ramazan’da tarihi ihtişamıyla ziyaretçilerini karşılıyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii, Ramazan ayının en çok ziyaret edilen mekânlarından biri. Muradiye Camii, Eski Camii ve Üç Şerefeli Camii de Edirne’nin manevi rotasını tamamlıyor. İstanbul’a yakınlığı sayesinde kısa kaçamaklar için de oldukça ideal.
Ramazan ayının maneviyatını daha sakin, daha derin ve daha içten yaşamak isteyenler için Erzurum adeta gizli bir hazine. Kış aylarında karla kaplanan şehir, Palandöken Dağı’nın temiz havasıyla Ramazan’ın dinginliğini birleştiriyor.
Şehir adeta oruç tutar; sokaklar iftar saatine doğru yavaşlar, camilerde huzurlu bir kalabalık oluşur. Erzurum Ulu Camii, Çifte Minareli Medrese ve Yakutiye Medresesi Ramazan’da manevi atmosferi en derinden hissedebileceğiniz yerler arasında.
İftar sofralarında cağ kebabı, ayran aşı çorbası ve Erzurum mantısı (hıngel) tadılır; soğuk havaya inat sıcak sohbetler kurulur. Erzurum’da Ramazan, sadece gezilecek değil, hissedilecek bir yolculuktur.
Bu Ramazan’da rotanı seçerken sadece bir şehir değil, kalbine dokunacak bir atmosfer seçiyorsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: