AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü dolayısıyla TBMM Genel Kurulu’nda bir konuşma yaptı.
Konuşmasında Erzurum’un tarih boyunca Anadolu’nun kilidi ve vatan savunmasının sembol şehri olduğunun altını çizen Fırat, Palandöken’in vakarıyla kuşanan Erzurum halkının 12 Mart 1918’de işgale karşı gösterdiği direnişin, milletin birlik ve kararlılığının en güçlü göstergelerinden biri olduğunu söyledi.
TÜRKLER VE KÜRTLER, ORTAK VATAN BİLİNCİYLE AYAĞA KALKTI!
Erzurum’un, Türküyle, Kürdüyle bu topraklarda yaşayan herkesin ortak vatan bilinciyle ayağa kalktığı bir direnişe sahne olduğunu dile getiren Fırat, o gün yükselen tekbir ve özgürlük seslerinin milletin kader birliğini ilan ettiğini belirtti. Fırat, bu birlik ruhunun dışarıdan dayatılan ayrıştırıcı senaryoları boşa çıkaran köklü bir kardeşlik anlayışına dayandığını kaydetti.
AK Parti’li Vekil Fırat, Meclis kürsüsündeki konuşmasında şunları vurguladı: “Erzurum, Alvarlı Efe’nin ifadesiyle ‘Mülk-i İslam’ın kilidi’, Anadolu’nun ise geçit vermez ‘Ehli iman derbendi’dir. 12 Mart 1918 sabahı o kilit, bir daha asla açılmamak üzere istiklal aşkıyla mühürlenmiştir. O gün Erzurum sokaklarında yankılanan tekbir sesleri, Türküyle, Kürdüyle, bu coğrafyanın her bir rengiyle ‘biz buradayız ve burası vatanımızdır’ diyen o muazzam iradenin manifestosudur.
Bizim birliğimiz, dışarıdan kurgulanan sahte ajandalara prim vermeyen; aynı kıbleye dönen, aynı acıyla yoğrulan ve aynı sevinçle şahlanan bin yıllık bir kader birliğinin eseridir. Rabbimizin ‘Müminler ancak kardeştir’ emrini baş tacı ederek, bir binanın birbirine kenetlenmiş tuğlaları gibi, yani Kur’an’ın ifadesiyle, ‘bünyan-ı mersus’ gibi saf tutanların zaferidir bu.”
TÜRKİYE ARTIK SADECE SINIRLARINI KORUYAN BİR ÜLKE DEĞİL
Konuşmasında dünyada yaşanan jeopolitik gelişmelere de değinen Fırat, uluslararası sistemin ciddi bir dönüşüm ve kırılma sürecinden geçtiğine vurgu yaptı. Mevcut küresel düzenin işlevini yitirdiğini, ancak yeni bir düzenin de henüz tam olarak şekillenmediğini dile getiren Fırat, bu sürecin Türkiye için aynı zamanda bir sorumluluk ve varoluş sınavı anlamına geldiğini söyledi.
Artık sadece kendi sınırlarını koruyan bir ülke olmayan Türkiye’nin mazlumların yanında duran, bölgesel ve küresel meselelerde söz sahibi olan bir aktör konumuna geldiğini vurgulayan Fırat, “Erzurum’un 108 yıl önceki o vakur direnişi, bugün Gazze’nin feryadına ses veren, Ortadoğuda söz sahibi olan, Kafkasya’da denklemi değiştiren, Balkanlar’da huzuru tahkim eden o büyük Türkiye idealinin ruh köküdür” diye konuştu.
YERLİ VE MİLLİ SAVUNMA SANAYİNİN SAĞLADIĞI ÖZGÜVEN
Türkiye’nin askeri caydırıcılık gücüne vurgu yapan Fırat, “Erzurum’un yakın tarihte defalarca işgale uğramış olması, bu topraklara yönelik sinsi emellerin hiçbir zaman uyumadığını bizlere ihtar etmektedir. Ancak bugün, gökyüzünde kendi çelik kanatlarıyla süzülen İHA’larımızla, denizlerde kendi gemilerimizle, sahada ise yerli ve milli savunma sanayimizin sağladığı sarsılmaz özgüvenle dimdik ayaktayız. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde perçinlenen bu tam bağımsızlık iradesi, Erzurum Kongresi’nde haykırılan ‘Manda ve himaye kabul olunamaz’ kararının 21. yüzyıldaki teknolojik ve diplomatik şahlanışıdır” ifadelerini kullandı.
12 MART VURGUSU
Erzurum’un kurtuluşunun aynı zamanda İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümü olduğuna dikkat çeken Fırat, bu tarihin milletin bağımsızlık karakterinin güçlü bir sembolü olduğunu ifade etti. Fırat, Erzurum’un kurtuluşunun 108. yıl dönümü vesilesiyle tüm şehit ve gazileri rahmet ve minnetle anarak, Erzurum’un Türkiye’nin sarsılmaz ‘doğu burcu’ olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: