Erzurum yıllardır beklediği yatırımlardan biri için artık daha güçlü konuşuyor. Demiryolu alanında kurulan TCDD 9. Bölge Müdürlüğü, yalnızca bürokratik bir düzenleme değil; şehrin ulaşım, ekonomi, istihdam ve lojistik geleceğini doğrudan etkileyecek stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmenin arkasında ise ciddi bir siyasi takip, Ankara nezdinde yürütülen yoğun temaslar ve bölgesel vizyon bulunuyor.
AK Parti Erzurum Milletvekilleri Selami Altınok ve Mehmet Emin Öz başta olmak üzere sürece katkı sunan isimlerin girişimleri, Erzurum’un yeniden devlet yatırımlarında merkez şehir olma iddiasını güçlendirdi. Süreçte AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu’nun da Ankara temasları ve konunun yakın takipçisi olması dikkat çekti.
Sürecin önemli mimarlarından biri olarak adı öne çıkan Devlet Demiryolları 9. Bölge Müdürü Yunus Yeşilyurt ise bölge müdürlüğünün kurulması ve Erzurum’un demiryolu yatırımlarında daha aktif bir merkez haline gelmesi adına yürüttüğü çalışmalarla şehirde takdir topladı.
Öte yandan TCDD 9. Bölge Müdürlüğü’nün Erzurum’a kurulmasına rağmen, yolcu ve yük taşımacılığını planlayan ve demiryolu tren işletmeciliği statüsünde faaliyet gösteren TCDD Taşımacılık A.Ş. Bölge Müdürlüğü’nün halen Sivas merkezli hizmet vermesi dikkat çekiyor. Kentte birçok kesim, demiryolu yatırımlarının tam anlamıyla güçlenebilmesi için TCDD Taşımacılık yapılanmasının da ilerleyen süreçte Erzurum’da daha etkin hale gelmesi gerektiğini ifade ediyor.
Bugün Erzurum’un önünde duran mesele yalnızca bir hızlı tren hattı değildir. Asıl mesele, Erzurum’un yeniden bölgesel güç merkezi haline gelip gelemeyeceğidir.
Çünkü demiryolu yatırımları yalnızca ray döşemek anlamına gelmez. Bir şehirde bölge müdürlüğü kurulduğu anda; teknik personel gelir, yan sanayi oluşur, özel sektör hareketlenir, lojistik merkezler büyür ve yeni istihdam alanları ortaya çıkar. Dün bir evrakın bile başka şehirlerden alındığı süreçlerin yerini artık Erzurum merkezli bir yapı almaya başlayacaktır.
Sivas örneği bunun en açık göstergesi. TÜDEMSAŞ, beton travers fabrikaları ve demiryolu yan sanayisi yıllarca o şehrin ekonomisini besledi. Şimdi benzer bir fırsat Erzurum’un önüne geliyor. Eğer süreç doğru yönetilirse Erzurum yalnızca Doğu Anadolu’nun değil, Kafkasya’ya açılan ticaret koridorunun da en önemli lojistik üslerinden biri olabilir.
Özellikle Zengezur Koridoru, Iğdır-Kars hattı ve Gürcistan üzerinden Çin’e uzanan uluslararası taşımacılık ağı düşünüldüğünde, Erzurum’un bu zincirin en kritik halkalarından biri olacağı açık şekilde görülüyor.
Bir başka önemli gerçek ise hızlı trenin artık “hayal” olmaktan çıkmış olmasıdır. Erzincan-Sivas hattında çalışmalar sürerken Erzurum-Erzincan ve Kars-Erzurum etaplarının da proje süreçlerinde sona yaklaşılması, devletin bu projeyi uzun vadeli kalkınma planına dahil ettiğini gösteriyor.
Hızlı trenin Erzurum’a ulaşması yalnızca ulaşım süresini kısaltmayacak; göçü azaltacak, turizmi canlandıracak, ticareti büyütecek ve şehrin psikolojik olarak da kendisini merkeze yakın hissetmesini sağlayacaktır. Ankara’ya 4,5 saatte ulaşabilen bir Erzurum, ekonomik ve sosyal anlamda çok daha farklı bir lige çıkacaktır.
Bugün yapılması gereken şey, bu süreci günlük siyasi tartışmaların ötesinde değerlendirip şehrin ortak kazanımı olarak sahiplenmektir. Çünkü demiryolu yalnızca bir ulaşım projesi değil; Erzurum’un geleceğe bağlanan hattıdır
Yorumlar
Kalan Karakter: