Türkiye’de sayıları her geçen gün artan dernek, vakıf ve federasyonların işleyişi yeniden tartışma konusu oldu. Erzurum Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Erzurum Esenyurt Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Halil Karapınar ile İzmir Erzurumlular Derneği Başkanı Nejmettin Akdemir, yıllardır kamuoyunda konuşulan ancak çoğu zaman yüksek sesle dile getirilmeyen sorunları gündeme taşıdı.
Gazeteci Sercan Çetin’in görüştüğü iki sivil toplum temsilcisi, derneklerin asli misyonuna dönmesi gerektiğini vurgulayarak önemli değerlendirmelerde bulundu.
“Sivil toplum kuruluşları asli amacından uzaklaştı”
Halil Karapınar, Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı’na hitaben yaptığı açıklamada, sivil toplum kuruluşlarının topluma hizmet anlayışından uzaklaşarak bazı çevrelerde kişisel çıkar, siyasi hedef ve maddi-manevi rantın aracı hâline geldiğini ifade etti.
Karapınar, üç-beş kişinin kolaylıkla dernek veya federasyon kurabilmesinin niceliği artırırken kaliteyi düşürdüğünü belirterek, birçok yapının etkinliğini ve güvenilirliğini kaybettiğini söyledi.
İki dönem sınırı ve etkin denetim önerisi
Karapınar, aynı kişilerin yıllarca başkanlık yapmasının kurumsallaşmayı engellediğini ifade ederek;
• Dernek kuruluşlarında daha sıkı kriterler uygulanmasını,
• Düzenli ve etkin denetim yapılmasını,
• Sivil toplumun siyasi kariyer basamağı olmaktan çıkarılmasını,
• Başkanlık görevlerine en fazla iki dönem sınırı getirilmesini önerdi.
Karapınar, “Güçlü sivil toplum, güçlü devletin en önemli destekçilerinden biridir. Bunun yolu şeffaf, hesap verebilir ve gerçekten topluma hizmet eden kurumlardan geçmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Destek İzmir’den geldi
Karapınar’ın açıklamalarına ilk desteklerden biri İzmir Erzurumlular Derneği Başkanı Nejmettin Akdemir’den geldi.
Akdemir, derneklerin makam ve unvan üzerinden değil, ürettikleri projelerle anılması gerektiğini belirterek, “Hiçbir şey Erzurum’dan daha değerli değildir. Dernekler hemşehrilerine dokunan projeler üretmeli, toplumun ortak sesi olmalıdır.” dedi.
Uzun yıllardır konuşulan konu yeniden gündemde
Türkiye genelinde faaliyet gösteren binlerce dernek, vakıf ve federasyonun çalışma şekli zaman zaman kamuoyunda eleştirilse de, bu konular çoğu zaman açık şekilde dile getirilmiyordu. Karapınar ve Akdemir’in açıklamaları, sivil toplumun geleceğine ilişkin yeni bir tartışmanın kapısını araladı.
Derneklerin daha şeffaf, hesap verebilir, üretken ve toplum odaklı bir yapıya kavuşması gerektiği yönündeki çağrılar, yalnızca Erzurum camiasında değil, Türkiye’deki tüm sivil toplum kuruluşları açısından dikkat çeken bir mesaj olarak değerlendiriliyor
Yorumlar
Kalan Karakter: