Şehri Söz/ Sercan Çetin- Bazen bir insanı anlatmak için unvanlar yetmez… Çünkü bazı isimler vardır ki makamlarla değil, dokunduğu hayatlarla anılır. Selman Günaydın da tam olarak böyle bir isim.
Ne zaman Torbalı’ya gitsek, kapısını sonuna kadar açan bir ağabey gibi karşılar bizi. Sadece bir siyasetçi değil; herkesin ulaşabildiği, derdini anlatabildiği, samimiyetine güvendiği bir insan… Genç, yaşlı fark etmeksizin herkesin tanıdığı, herkesle göz teması kurabilen ve o bağı gerçekten hissedebilen bir isim.
Kapısı Açık, Gönlü Açık
İlçe başkanlığı yaptığı dönemde parti binasında şahit olduğum bir manzara, aslında her şeyi özetliyordu. İçeri giriyorsunuz… Onlarca insan sırada. Herkesin bir derdi, bir talebi var. Ama içeride bir telaş değil, bir düzen hâkim.
Başkanın odasına giriyorsunuz; vatandaşlar oturmuş, bekliyor. Kimse ayakta değil, kimse aceleye getirilmiyor. Selman Günaydın, sırayla herkesi dinliyor. Gerçekten dinliyor… Sonra telefonu eline alıyor; bir hastane, bir belediye birimi, bir kurum… Sorunun çözümü için anında harekete geçiyor.
Yol, su, imar, sağlık… Konular değişiyor ama yaklaşım değişmiyor: samimiyet ve sorumluluk.
Siyaset Üstü Bir Duruş
Bugün teknoloji gelişti. Artık birçok kişi sorununu yüz yüze anlatmak yerine bir mesajla, bir telefonla iletmeyi tercih ediyor. Ama Torbalı’da farklı bir tablo var. İnsanlar hâlâ kapıyı çalıyor. Çünkü o kapının açılacağını biliyor.
Bu, güvenin en sade ama en güçlü göstergesi.
Selman Günaydın’ın en dikkat çeken yönlerinden biri de yaptığı işi “siyaset üstü” bir anlayışla yürütmesi. Reklamdan uzak, gösterişten uzak… “Ben yaptım” demeden, “yapılması gerekeni yaptım” diyerek yoluna devam eden bir yaklaşım.
Sosyal Medya Değil, Gerçek Hayat
Bugün birçok yerde farklı bir siyaset dili görüyoruz. Paylaşımlar, mekanlar, gösterişli fotoğraflar… Ama sahaya indiğinizde karşılığı olmayan bir tablo.
Oysa burada başka bir gerçeklik var.
“Bugün şurada yemek yedik, burada kahvaltı yaptık” diyenlerden değil…
“Varsın adım bilinmesin, yeter ki bir sorun çözülsün” diyenlerden biri Selman Günaydın.
Ve açık konuşmak gerekirse…
Böyle insanlar için reklama ihtiyaç yoktur. Onları zaten insanlar taşır, anlatır, sahiplenir.
Dayanışmanın Gerçek Hâli
Aslında mesele sadece bir kişinin başarısı değil… Mesele, birlikte üretmek, birlikte düşünmek ve o meşhur “hemşehri ruhunu” yeniden ayağa kaldırabilmek.
Bardağın dolu tarafını görmek kadar, eksikleri de kırmadan, incitmeden ifade edebilmek… İşte gerçek siyaset biraz da budur.
Selman Günaydın gibi isimler, bu dengeyi kurabilen nadir örneklerden biri.
Bugün belki çok konuşulmuyor…
Belki çok görünmüyor…
Ama gün gelir, bu samimiyet, bu emek ve bu insanlık mutlaka yazılır.
Çünkü bazı insanlar makamlarıyla değil,
insanlara dokunuşlarıyla iz bırakır.
Yorumlar
Kalan Karakter: