Sakatat, Türk mutfağının belki de en karakterli alanlarından biri… Yalnızca bir yemek değil; geçmişten bugüne taşınan bir kültür, bir alışkanlık, hatta kendine özgü bir dil. “Düşünen, konuşan, gören” gibi tabirlerle anılan bu dünya, sakatatla tanışan herkes için ayrı bir keşif alanı sunuyor.
Erzurum ise bu kültürün en güçlü temsilcilerinden biri. Paça ve işkembeye olan düşkünlük, yalnızca damak tadıyla değil, kentin yaşam biçimiyle de doğrudan ilişkili. Soğuk kış gecelerinin vazgeçilmezi olan bu lezzetler, yıllar içinde ev mutfağından çıkıp paça salonlarının başrolü hâline geldi.
Erzurum’da Yeni Bir Lezzet Durağı: 3 Kolajen Paça İşkembe Sövüş
Erzurum’da yıllardır temizlikten ve lezzetten ödün vermeden hizmet veren 3 Kolajen Paça İşkembe Sövüş Salonu, bu kültürü modern bir anlayışla yaşatıyor. Beş kardeşin birlikte işlettiği mekân, sakatatı yalnızca klasik sunumlarla değil, farklı deneyimlerle de sofraya taşıyor.
Biz de bu lezzet yolculuğunu, işletmenin güler yüzlü isimlerinden Yunus Emre Akan ile konuştuk.
“Kolajen” İsmi Tesadüf Değil
İşletmenin isminin çıkış noktasını anlatan Akan, ana ürünlerinin kelle, pöç ve işkembe olduğunu vurguluyor:
“Bu ürünlerin tamamı ciddi bir kolajen deposu. İsmi de buradan geliyor. Aynı zamanda kavurmamız da var.”
14 Ocak 2025 Çarşamba günü kapılarını açan işletme, Erzurum’da bir ilki de gerçekleştiriyor. Sövüş, işkembe ve pöçü bir arada sunan başka bir mekânın olmaması, bu fikrin temel çıkış noktası olmuş.
“İstanbul’a gittiğimde mutlaka sövüş yerim. Neden Erzurum’da olmasın dedik. Şehrimize yeni bir lezzet, yeni bir deneyim kazandırmak istedik.”
Hijyen Önce, Lezzet Zaten Geliyor
Yaklaşık 25 yıllık mutfak deneyimine sahip olduğunu belirten Yunus Emre Akan, yemeklerin tamamını kendisinin hazırladığını söylüyor. Özellikle hijyen konusunun altını çiziyor:
“Bizim için lezzetten önce hijyen geliyor. Hijyeni yakalarsanız, lezzet zaten peşinden geliyor.”
Sövüş, kellenin haşlanmasının ardından yanak, dil ve beynin ayrıştırılmasıyla hazırlanıyor ve soğuk servis ediliyor. İşkembe ise özel bir yöntemle, tuzlama ve soslu olarak sunuluyor. Karabiber, kimyon, sarımsak, tatlı-acı biber… Hiçbiri eksik değil.
“İşkembenin tarifini annemden aldım. Bizim için aileden kalan bir miras diyebilirim.”
Güneydoğu’dan Erzurum’a Uzanan Sakatat Kültürü
Akşam menüsüne eklenecek beyin kavurma ile birlikte, Güneydoğu’nun daha derin sakatat kültürünü Erzurum’a taşımayı hedefliyorlar. İlerleyen süreçte ise tüm sakatat ürünlerini anlık ve taze şekilde sunmayı planlıyorlar.
Erzurum Mutfağı Yalnızca Cağ Kebabından İbaret Değil
Akan, Erzurum mutfağının dar bir çerçevede tanıtılmasından da dertli:
“Maalesef şehrimizde yemek kültürünü cağ kebabı ve kadayıf dolmasıyla sınırladık. Oysa Erzurum su böreği var, hiçbir yerde olmayan bir lezzet. Demir tatlısı var; tarihi ve görseliyle çok özel. Bunları öne çıkarmamız gerekiyor.”
3 Kolajen Paça İşkembe Sövüş, tam da bu noktada fark yaratmayı hedefliyor. Alternatif lezzetler sunarak, Erzurum mutfağının zenginliğini yeniden hatırlatıyor.
Sonuç: Gelenekten Geleceğe Bir Lezzet Hikâyesi
Sakatat, kimi için alışkanlık, kimi için cesaret isteyen bir deneyim… Ancak doğru ellerde, hijyen ve ustalıkla buluştuğunda vazgeçilmez bir lezzete dönüşüyor. Erzurum’da bu kültürü yaşatan ve geliştiren 3 Kolajen Paça İşkembe Sövüş, görünen o ki yolun başında ama iddialı.
Şimdiden gelen geri dönüşler ise oldukça umut verici
Yorumlar
Kalan Karakter: