Sercan Çetin-Bazı meseleler vardır ki sadece bürokratik bir işlem olarak değerlendirilemez. Erzurum Kongre Binası’nda bulunan 322 tarihi eserin restorasyon gerekçesiyle Ankara’ya gönderilmesi tartışması da bunlardan biriydi. Çünkü söz konusu olan yalnızca tablo, belge ya da tarihi objeler değil; bir şehrin hafızası, Cumhuriyet’in kuruluş sürecine tanıklık eden manevi mirasıydı.
Günlerdir Erzurum kamuoyunun ortak talebi nettir: Bu eserler ait oldukları şehirde korunmalı, restorasyon süreci tamamlandıktan sonra yine Erzurum’da sergilenmelidir. Şehrin her kesiminden yükselen bu hassasiyet, aslında kültürel mirasa sahip çıkma bilincinin ne kadar güçlü olduğunu da göstermiştir.
Bu süreçte Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun ortaya koyduğu tavır, kamuoyunda takdirle karşılandı. Erzurum Valiliği’ne gönderilen resmi yazıyla eserlerin Ankara’ya taşınmasına gerek olmadığını, üniversite bünyesinde güvenli şartlarda muhafaza edilebileceğini bildirmesi, tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Bu yaklaşım yalnızca teknik bir çözüm önerisi değil, aynı zamanda şehrin değerlerine sahip çıkan güçlü bir iradenin de ifadesiydi.
Şüphesiz bu noktaya gelinmesinde Erzurum Kalkınma Vakfı’nın yürüttüğü farkındalık çalışmaları da önemli rol oynadı. Özellikle ER-VAK Başkanı Erdal Güzel’in süreci yakından takip etmesi, kamuoyunun hassasiyetini gündemde tutması ve sadece bu konuda değil, Erzurum’u ilgilendiren birçok meselede sorumluluk üstlenmesi dikkat çekti. Şehir adına ortaya konulan bu duyarlılık, toplumun farklı kesimlerinde karşılık buldu.
Bugün gelinen noktada ortaya çıkan tablo sevindiricidir. Çünkü mesele, eserlerin nerede depolanacağından çok daha büyük bir anlam taşımaktadır. Bu karar, Erzurum’un kendi tarihine sahip çıkma iradesinin bir göstergesidir. Şehirlerin kimliği yalnızca yeni yatırımlarla değil, geçmişlerine gösterdikleri vefa ile de şekillenir.
Beklenen oldu. Atatürk Üniversitesi eserlerin korunması konusunda sorumluluk aldı ve Erzurum kamuoyunun beklentisine cevap verdi. Bu süreç, gelecekte benzer konular gündeme geldiğinde şehir dinamiklerinin ortak hareket edebileceğini göstermesi açısından da önemli bir örnek olarak tarihe geçti.
Çünkü bazı değerler taşınamaz. Onlar ancak ait oldukları şehirde anlam kazanır. Erzurum Kongresi’nin ruhunu taşıyan bu eserler de kuşkusuz Erzurum’da kalmalıdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: